yarı açık mektup

işte şimdi
yalnız değilsin belli ki
bütün bu insanların bütün sabahları
-aynı seninkiler gibi-
ben uyanana kadar mutlu kalabilmiş
kahvaltılarının hemen peşinden
yaşamaya henüz dalmışken
uyanıvermişim kabuslarımdan
yaşamamayı temsil etmek için

öylece birikmişim dünyanın dibine
kapkara masmavi
pencereler açılmış
yerler silinmiş süpürülmüş
hatta kokular sıkılmış fakat
öylece kalmışım biriktiğim yerde
o günden bugüne bakınca
değişmeyen tek şey
hiçbir anlama gelmeyen tortuluğum
kapkara masmavi
kaskara mapmavi

başka türlüsünü denedim varolmanın
insanlar tanıdım
oturdum onlarla
aynı yerde uyuduk bazısıyla
konuşmayı denedim
istedim de bazen
birbirinden alakasız onca şey hakkında
düşündüklerimi söyledim onlara

başka türlüsünü denedim varolmanın
geriye dönüp yakmak istediğimde
benim yüzümden sönen ışıkları
aydınlığa dönecek yüzüm olmadığını gördüm
aldım yüzümü ve yürüdüm
kapkara masmavi
kendi karanlığıma doğru

başka türlüsünü denedim varolmanın
abartıldım sesim çıkmadı
bir yerlere koydular beni
ve bir yerlere koydular kendilerini
abartıldı her şey
benim neredeyse
sesim bile çıkmadı
abartıldıkça kararan
bir tortuydum işte
kapkara masmavi
abartılan her şey gibi

başka türlüsünü denedim varolmanın
dedim ya insanlar tanıdım
eğlenmeyi öğrendim onlardan
sevdim de bazısını
onlar da sevdiler beni
bir şekilde öğrendiler
bir tortuyu sevebilmeyi

başka türlüsünü denedim varolmanın
her sabah uyanıp arkadaşlarla
bir ana sığışmak için bir araya geldiğimizde
ısrarla her günümüz
eğlenceli olmalıymış gibi davrandık
her sabah uyanıp sana anlattığım
huzursuz uykularım gibi bir ısrarla
ve benim sesim zorla çıktı

başka türlüsünü denedim varolmanın
tekdüze cümleler içinde
biri farklı bir anlama geldi
bi bildiğim varmış gibi
çabaladım onun için
yolcu diye anons edildim taksilerde
uyukladım gece otobüslerinde
ve ben kendi ellerimle
adımın anlamını yitirdim

başka türlüsünü denedim varolmanın
gözleri önünde yaşadım insanların
neredeyse açıkça ifade ettim kendimi onlara
kaygılarımdan bile bahsettim yeri gelince
gayret ettim hem yoruldum da
bir işe yaradım sık sık
öylece abartıldım
benim sesim bile çıkmadı

başka türlüsünü denedim varolmanın
yaşamak deyip bunun adına
küçüldükçe sığarım sandım dünyalarına
fakat küçüldüğümle kaldım
yorulmak ağrımaktan fazlasıymış dedim
dönüp de kendi yüzüme doğru

oysa ben eskiden
hep o pencerelerden
özgürlüğe bakan
ufak tefek bir çocuktum
devletin paranoyası vardı bir yanımda
diğer tarafta babamın umursamazlığı
öfkem vardı dişlerimin arasında
uyurken hem uyanıkken
sımsıkı tutardım onu
hem acım vardı
boğazıma çöken
aynı benim gibi
bir tortuydu işte
kapkara masmavi

işte şimdi
tam da şimdi
sessizlikte boğuluyorum
ve şimdi ben
babamın küçük oğlu
yürüyemediğim her yolu
sırtımda taşıyorum
ve hala
hangi yanımı örtsem
bir diğerini açıyorum
üstelik hala
kime çevirsem yüzümü
diğerlerinden kaçıyorum
evlat mı kardeş mi
eş mi dost mu arkadaş mı
veya öylece bir yabancı mı?
hangisini giyinsem üzerime
şimdilerin modasına uyduramıyorum

yazdı

Paylaş

Bunları da okumak isteyebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir