akıbet-i cürm

allah’ın emri peygamberin kavliyle,
girdi erkek ve kadın o geceye.
çünkü çıksındı karanlıklar aydınlığa.
allah’ın emri peygamberin kavliyle,
ve de tezcanlılığıyla sevilmeme korkusunun
girdi erkek ve kadın o geceye
bir kaplumbağa yavrusu
daha bilge senden
derdi dedem
sormadım hiç neden
yüreksiz kaplumbağa
korktu risk almaya
geçemedi karşıdan karşıya
bense gösterdim tüm yürekliliğimi
gelerek bu sahraya
çölün ortasına bırakılışım
olmamalı anlık bir şehvetten ibaret
“ama öyle…” dedi içimdeki şeytan
sen konuş tanrım,
neden?
neden çıkmadı karanlıklar aydınlığa?
mumlar eridi,
elektrikler kesildi…
veremiyorsun madem yanıt
bi’ zahmet
bedaş’ın da belasını veriver.
allah’ın emri peygamberin kavliyle,
girdi erkek ve kadın o geceye.
çünkü çıksındı karanlıklar aydınlığa.
sevilmeme korkusunun tezcanlılığıyla
geldi bir yavru çölün ortasına
kanmadı bu sefer yılanın elmasına
daha bilge idi babasından zira
çekiyordu ama
cezasını bir lokmanın
hiç geçirmediği kursağından
kızgındı babasına
bak dedi baba
senin yüzünden eridi tüm bu mumlar
yapamıyor bedaş işini sırf bu yüzden
bu şair müsveddesi
yazıyor bizi işsizlikten.
insanlar çok aç baba,
bu yangın yerinin verimsiz toprakları
aynı mıdır yukarıdakiyle?
vermedi cevap baba
zira o sıra
çıkarıyordu karanlıkları aydınlığa
allah’ın emri peygamberin kavliyle,
girdi erkek ve kadın o geceye.

yazdı

Paylaş

Bunları da okumak isteyebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir